Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

Semazen.jpgBize yetişkinleri anlamaya başladığımız ilk andan itibaren öğretilmeye başlanır bu. İlk duyduğumuz, kavradığımız kelime HAYIR’dır. Hayır yapma, hayır elleme, hayır cıs, hayır öcü, hayır koşma düşersin, hayır konuşma, hayır gösterme, hayır ayıp vs. vs. Biz büyüdükçe, bilinçlendikçe artar da artar bu hayırların sayısı.
Neden?
Neden bir an evvel büyümek, yetişkin olmak, bedenen çocuk gibi görünse de beyin olarak yetişkinler gibi davranmak, onları onaylamak zorunda bırakılıyor, bırakıyoruz çocuklarımızı. Ortada bir anlaşılmak durumu varsa bu onların bizi değil bizim onları anlamamız gerektiği gerçeği değil mi
Yıllar evvel bir arkadaşımın evinde yemeğe davetliydim. Bir de çok sevdiğim dört yaşında bir çocukları vardı. İyi arkadaştık onunla. Oynadık, eğlendik sıra yemeğe geldi. Tam yemeğe başlayacağımız sırada yanıma geldi ve benim önümde duran biber turşusu tabağını çekip yere attı.
Tabi annesi bir yandan ben bir yandan onun anlayamayacağı cümleler yanında hayır kelimesini defalarca söyledik. Ben nasıl böyle bir şey yaparsın, konuşmuyorum artık seninle demiş ve kestirip atmıştım.
Küstüm sana deyip duruyordum ondan daha çocukça... O ise etrafımda dolanıp duruyordu üzgün bir yüzle.
Neden sonra aklıma geldi ona, niçin böyle yaptığını sormak.
Bana büyük bir olgunlukla, “çünkü o acı” dedi.
Öylece kalakaldım. O acıydı ve sevdiği insanın ağzının yanacağını düşünmüş ve ona göre kendince bir tedbir almıştı. Ona yere düşen bir şeyin yenmeyeceğini öğretmişlerdi. Yine kendi denemeleri sonucu onun acı olduğunu, canını yaktığını öğrenmişti.
Gözlerim doldu, utandım, onun o küçücük canlının karşısında.
Ne kadar da kolaydı yaptığım. Hayır deyip kestirip atmıştım.
Çocuklar belki bizim şimdi her geçen gün sisler arasında kalan kendi çocukluk zamanlarımızı hatırlamamız için çok güzel olanaklar sunuyorlar bize.
Bizi yeniden çocukluğumuza döndürüyorlar. Henüz hayallerimizin büyük Hayır’ların arkasında yitip gitmediği zamanlara... Ebeveynlerimiz, içinde yaşadığımız çevre, bize her geçen gün onlar gibi olmayı, onlara göre yararlı bir şeyler yapmayı, para kazanmayı, büyük adam olmayı dayattıkça ölüyor hayallerimiz. İçimizdeki o çocuğun sesini bastırdıkça bedenen büyüsek de ruhen beceremiyoruz büyümeyi, içimizdeki çocukla.
Ve bir kere içimizdeki hayali öldürünce, kalbimiz yine her zaman olduğu gibi çalışıp durmasına rağmen pek de yaşadığımız söylenemez. Sanki toplumun, ailenin dayattığı “hayır”ların intikamını çevremizdeki insanlardan ve belki de kendi çocuklarımızdan alıyormuşuz gibi yaşayıp gidiyoruz.
Benim çocukluğumda böyle değildi ile başlayan uzun monologlar, bu imkanlar varken neden böyle yapmıyorsun gibi, aslında kendimizin yapamadığı hayalleri onlara taşıyarak, onların da mutsuz olmalarına neden olan konuşmalarla başlayıp giden, çocuğumuzu yok sayan konuşmalar.
Hayal kurmayı bırak!
Zamanını daha yararlı bir şey yaparak geçirebilirsin!
Bu kelimelerin onların ruhunda yarattıkları sızıyı anlamak hiç de zor değil. Bizler de yaşamadık mı aynı şeyleri. Anne babamız, büyükanne ve büyükbabalarımız, abi ve ablalarımız, öğretmenlerimiz hepsi aynı şeyleri söylemedi mi bize. O halde?
Ancak ne kadar hayır dersek diyelim, öğütler versek verelim hepsi boşuna.
Kendimizden çok iyi biliyoruz bunu.
Çocuklara her yaptıkları için hayır demek yerine, biraz empati diyorum.
Unutmayalım ki çocuğumuzu mutlu veya mutsuz etmek bizim elimizde. Anne babasının istediği gibi olmaya çalışan böyle olmaya çalıştıkça da kendini yitiren çocuk yetişkinler olmasın. Sonra hayal kırıklığına uğrayan hayırlarımıza hayır karşılığı alanlar biz oluyoruz.

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin