Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

ibrahim-aydn-150x150.jpgİnsan bir otobüstür. Her otobüsün ise bir şoförü vardır. Fakat insan otobüsünde iki şoför vardır ki biri ruh, diğeri ise nefistir. İkisi birbiriyle devamlı çekişme ve kavga halindedir. O ben süreceğim derken, diğeri hayır ben diyor. Tabi kavgayı kim kazanırsa otobüsü o sürüyor. Evet, bu insan otobüsünün yolcularıysa kalp, his, akıl, sır gibi latifelerdir ki şoför nereye götürürse onlar oraya giderler ve insanın önünde iki yol var.

Biri çok süslü, düz, güzel, fakat çıkmazlarda ve uçurumlarda olan bir yol, diğeri ise biraz meşakkatli, virajlı ama sonu çok güzel olan bir yol, işte nefis şeytandan aldığı dersle o yolun güzelliğine aldanıyor. O halde nefse yolun güzelliğini değil yolun sonunu göstermek lâzımdır ki, o da ruha itaat etsin ve doğru yolu bulsun. Yoksa bu nefis insan otobüsü nün şoför koltuğunu bir ele geçirirse Allah muhafaza işte o anda insanı uçurumlara yuvarlayabilir. Bir kiracı ile ev sahibi arasındaki fark şudur; Kiracı oturduğu eve fazla bir masraf yapmak istemez. Hatta duvarına bir çivi bile çakmak içinden gelmez. Ev sahibi ise o evi güzelleştirir. İmar eder, her türlü masrafı yapar. Acaba kiracıya duvara bir çivi bile çaktırmayan, fakat ev sahibine evini baştanbaşa imar ettiren şey nedir? Evet, kiracı, oturduğu ev kendisinin olmadığından, nasılsa bir gün evden çıkacağını bildiği için bir şeyler yapmaz. Fakat ev sahibi evi kendi sinin mülkü olarak gördüğünden, orada daima oturacağını sandığı için o evi imar eder, güzelleştirir durur. Madem dünya evleri için durum böyledir. Acaba Dünya da bir ev değil midir? Bizlerde orada oturan kiracılar değil miyiz? Madem hepimiz kiracıyız ve şu Dünya bizim mülkümüz değil ve yakında buradan çıkacağız, öyleyse ev sahibi gibi davranmak, Dünyayı imar etmeye çalışmak ve güzelleştirip bu kadar masraf yapmak akıl kârı mıdır? Rabbim şu Dünya evinde kirada bulunduğunu bilenlerden eylesin. Ay değilse kim: Ay bize 380 bin km uzaklıktadır. Bu uzaklık bizim için çok önemlidir. Zira biraz daha yakın olsa basınç artacak, denizler kabaracak ve taşacak hatta damarlarımızdaki kan bile dışarı fırlayacaktı. Eğer uzak olsaydı, sular daha derinlere çekilecek, damarlarımızdaki kana varın caya kadar çekilme devam edecekti. Med ve cezir (gel-git) olaylarının dengeli olabilmesi, ayın bu durumuna bağlıdır.
Bu dengede düzenli bir şekilde devam etmektedir. Ay bizi tanıyıp sevdiğinden ve bize karşı merhametli olduğundan dolayı bu dengeyi kurmuş olamaz. Çünkü ayda ne merhamet, ne şefkat, ne akıl, ne de kudret vardır. O halde bize merhamet eden, şefkat gösteren ve kudretiyle o dengeyi muhafaza eden kim?

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin