Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

Sinankivanc.jpgYeni eğitim öğretim yılı başladı. Üniversite kampüsleri hareketlendi. Her eğitim öğretim yılın başlangıcında olduğu gibi üniversitelerimizin durumunu bir kez daha gündemde…
Harvard Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi’nin yıllarca dekanlık görevi üstlenen Henry Rosovsky’nin kaleme aldığı Üniversite, Bir Dekan Anlatıyor kitabını bir kez daha okuma fırsatı buldum. Kitapta üniversitelerin nitelikleri, nasıl başarılı olacaklar ile ilgili eşsiz bilgiler vermektedir. Bu yazıyı kaleme almadan önce okunacak en güzel kitap…
Geçtiğimiz günlerde dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi açıklandı. Her yıl olduğu gibi kim birinci kim sonuncu oldu yerine ülkemizden kaç üniversitenin listede yer aldığına baktım. Sonuç son derece üzücü, listede sadece iki üniversitemiz, Çankaya ve Sabancı Üniversitesi yer buldu. Bu üniversitelerde listede 400-500 arasında yer buldu, yani ilk 400 içerisinde maalesef hiçbir üniversitemiz yok! Dahası Türkiye toplam 203 üniversite ve akademiden sadece 34 tanesi değerlendirmeye alınmış!
Değerlendirme 13 başlık altında yapılıyor. Akademisyenlerin bilimsel çalışma sayıları, nitelikler, mezunların başarıları gibi kriterleri göz önüne alınıyor. Maalesef her yıl açıklanan sıralama da iki ve üç üniversite ile temsil ediliyoruz.
Bu acı tabloya baktığımızda üniversitelerimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. Bu konuda atılan bazı adımlar oldu ancak bunlar yetersiz, bazıları sadece bir şeyler yapılıyor gibi görünmek için atılan adımlar… Bende üniversitelerimizin durumunun daha iyi seviyelere ulaşması için hızla atılması gereken adımları aşağıda maddeler halinde topladım.
Üniversitelerimiz kurumsal kimliklerini kazanmalıdır. Üniversitelerimizin birçoğunda “kurumsallaşamama” sorunu var. Üniversitelerin özerk yapılarının bir fırsat olarak değerlendirilmesine karşın, maalesef kurumsallaşmadığından ötürü kişiye ve olaya göre işleyiş yürütülmektedir. Bu uygulamalar yerine üniversitelerimizin hızla kurumsal kimliklerini güçlendirecek adımlar atması gerekiyor.
Akademisyenlerin üretkenliği yani nitelikli üretkenliğin artırılmalıdır. Bunun için geçtiğimiz yıllarda çıkarılan ve günümüze birkaç düzenleme ile gelen “teşvik kanunu” bile yeterli olmadı. Hatta uygulandığı ilk yıllarda maalesef son derece olumsuz olaylara sahne oldu. Bunun yerine üniversitelerimizde akademik başarının artırılması için kültür oluşturulmalıdır. Bölüm başkanlarının bu süreçte daha etkin rol üstlenmeleri gerekmektedir.
Her üniversite kendi kültürünü oluşturmalı. Gerek öğrencilerine gerekse çalışanlarının sahip çıktığı ortak bir kültürün oluşturulması sağlanmalıdır.
Mezun öğrenciler kulübü kurulmalıdır. Üniversiteden mezun olduktan sonra dünyanın birçok yerinde aynı zamanda üniversitenizi temsil etmektesiniz.
Üniversitelerin alt yapı sorunları giderilmelidir. Üniversitelerimizin alt yapı sorunu var. Türkiye’nin her kentinde en az bir üniversite bulunmakta. Bazı üniversiteler kontrolsüz bir büyüme sonrasında üniversite olmaktan çıkmış ve sadece bir gelir kaynağı haline dönüşmüştür. Yurt sıkıntıları başta olmak üzere sosyal tesislerinin yetersizliği öğrencileri üniversiteden uzaklaştırmaktadır! Üniversite öğrencilerinin yurt ve sosyal tesis imkânlarının olabildiğince üniversite tarafından karşılanabilmesi, nitelikli bir eğitiminde yolunu açacaktır.
Kütüphaneler güçlendirilmelidir. Üniversitelerin en önemli yerleri kütüphaneleridir. Büyük üniversiteler ne fakülteleriyle ne de yönetim binalarıyla övünürler… Tanıtımlarında bol bol kütüphane fotoğrafları kullanırlar. Çünkü kütüphaneler onlar için bir yaşam alanıdır. Günümüzde birçok üniversitenin kütüphanesini birkaç bin kitaptan oluşan ve sadece sınav öncesi çalışmak ya da ödev için uğranılan yerdir.
Üniversitelerde hiyerarşi dikey yerine yatay şekillenmelidir. Üniversitelerde sorunların çözümü için yatay hiyerarşi oluşturulması ve gerekli yönetmeliklerin hazırlanması gerekiyor.
Üniversitelerin özerkliği ve bağımsızlığı korunmalıdır.
Üniversiteler kaliteli yayın organlarına (dergi vb) sahip olmalıdır. Maalesef koca binalara sahip birçok üniversitemizin bilimsel arenada söz sahibi olacak dergileri bulunmamaktadır.
Üniversitelerin bilimsel sorumluluğu korunmalıdır. Üniversiteler sadece lisans, lisansüstü öğrencilerin yetiştiği bir yer değil bilimsel faaliyetlerin yürütüldüğü, toplumsal sorulara çözüm bulunan bir yuvadır. Üniversiteleri sadece öğrenci yetiştiren bir merkez haline getirmemek gerekiyor.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, kalın sağlıcakla…

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin