A+ A A-

 

Kurban Bayramı dolayısıyla Kırcağız yolu üzerinde kurulan hayvan pazarında hayvan satışı yapan besiciler, kendilerinden fahiş fiyatlar istenmesine rağmen hiçbir olanak sunulmamasına tepki gösterdi. Birkaç gün için belediyeye 500 lira ödeyen besiciler; kendi ağıllarını yapmak zorunda bırakıldı, hayvanlarının güneş altında bırakılması reva görüldü. Hayvan satıcıları, hayvanlarının 38 derece güneşin altında, kendi kurdukları çadırın altında kalmak zorunda olduğu için belediyeye tepkili.

10082019besi_d9e2f.gif
Yunus Erman Doğruyol’un incelemesi…
Milas’ın Kırcağız Mahallesi yolu üzerindeki ‘yol kenarı’ hayvan pazarı, yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla vatandaşların uğrak mekanı oldu. Milaslılar her ne kadar pazara ilgi gösterse de neredeyse hiç satış olmuyor. Hatta 3 gündür hayvan satışı için pazardan ayrılmayan besiciler siftah bile yapamadı.
Hayvan pazarı olarak belediyenin belirlediği alanın sadece 3’te biri uygun koşullara sahip… Uygun koşullar olarak söylenen kelimenin içeriği de gölgelikten başka bir şey değil. Durum böyle olunca pazara gelerek satış yapmak 3’te ikilik kısımda olan besiciler, yapılan haksızlığa ve hizmetsizliğe tepki gösteriyor. Birkaç gün için belediyeye 500 ila 1500 lira arasında değişen ödemeler yapan besiciler, kendileri için belirlenen alanlara sadece kırmızı toz döküldüğünü, bundan başka hiçbir olanak veya hizmette bulunulmadığını kaydediyor. Kendi imkanlarıyla çadır ile ağıl kuran ve düzenlemesini yapan besiciler, verdikleri parayı ‘niçin’ ödediklerini bilmiyor.
HAYVANLAR PERİŞAN
Ancak sıkıntısı olan sadece hayvan satıcıları değil. Bin ile 2 bin 500 lira arasında değişen fiyatlarla satılan hayvanlar, 38 derece sıcakta, yalnızca bir çadırın altında kaldıkları için perişan oluyor. Serinlemek için kullandıkları su, besiciler tarafından tuvaletin çeşmesinden dolduruluyor. Yedikleri yonca ve samanlar ise yeterli yer olmadığı için besiciler tarafından başka bir alanda stoklanıyor.
AYRIMCILIK İDDİASI
Besicilerden tepki gösteren en büyük kitle, hayvan pazarının toprak kısmında kalanlar. Bu bölgede satış yapanların büyük bir kısmı farklı bölgelerden geldiği için kapalı alana alınmadıklarını, yerli esnafa öncelik tanındığını ve bu konuda haksızlık yaşandığını düşünüyor. 300 kilometre uzaklıktaki Burdur’dan satışa gelen 54 yaşındaki Kahraman Demir, Milas’ın yerli esnafı ile belediyenin işbirliğine girerek dışarıdan satışa gelenlerin dışlandığını iddia ediyor. 15 yıldır Milas’a geldiğini ve son 2 yıldır farklı gerekçelerle Milas’a gelmediğini ifade eden Demir, “2 yıldır gelmiyorum buraya, bakıyorum hiçbir yatırım yapılmamış. Yer paraları alınıyor ama üstü sıcak, altı sıcak, suda sıkıntı var. 3 gün için 1500 lira verdik. Sosyal imkan yok, yatırım yok, her şey pahalı. Lavabolar sorunlu. Gece suyumuz yoktu. Parayı karşılıksız alıyorlar. Milas gibi bir yerin, turizm potansiyelinin, yabancısının çok olmasına rağmen yatırım yok. Çok yer var ama vermiyorlar. Belediye encümeninden karar aldırmışlar. Bize ayrımcılık yapılıyor.” dedi. Demir’in sözlerine aynen katıldığını belirten başka bir besici ise, “Ben 27 senedir burada yaşıyorum, hala dışarının adamıyım.” dedi.
“DEĞERİNDE SATALIM YETER”
Geçen yıla kıyasla satışların oldukça durgun olduğunu belirten Demir, “60 tane hayvanla geldik. 3 kişi satış yapmaya çalışıyoruz. Geçen yıla göre satışlar oldukça durgun. Bir de üstüne geçen yıl oluşan giderler eklenince işimiz zor. Fiyatları düşürdük, satış halen yok. Tek umudumuz arife günü. Bizim bol parada gözümüz yok, değerinde satalım yeter. Bu hayvanlar tamamen organik. Ama nedense millet umduğunu bulamıyor.” ifadelerini kullandı.
“2’DE UYUYORUM, EZANDAN ÖNCE UYANIYORUM”
Besiciliğin zorluğuna dikkat çeken Demir, “Sabah ezanı okunmadan önce uyanırız. Akşam da 12-1’e kadar uyuyamayız. Hayvanlarda hastalık oluşursa gece zaten uyuyamayız. Gece hayvan hastalanır, ölür, hırsız girer diye birkaç kez kontrol ederiz. Bir devlet memuru 8 saatlik mesaisi olmasına rağmen 6 saat çalışıyor, aldığı maaş 5 bin. Ama çiftçi 20 saat çalışıyor, 2 bin lira bile kazanamıyor. Zarar etmekteyiz, zorlu yaşamlar içerisindeyiz. Çiftçilik, memurun 8 saati gibi değil. Gece, gündüz, rezil, soğuk, sıcak… Bugün sıcak, kışın soğuk… Yılda bir defa yavru yetiştiriyoruz ama onun da karşılığını alamıyoruz. Zarar etmekteyiz.” dedi.
“1 İSTİYORSA 2 VERELİM, HİZMET VERİLSİN”
Düzenli bir lavabo bile olmadığını belirten başka bir esnaf, “Burası zaten sıcak bir yer. Hayvan verimli suyunu alamıyor, yatamıyor. Belediye buraya yer belirlemek için kırmızı boya sermiş. Hayvanlar tamamen kırmızı boyayla boyandı. Hiçbir sosyal faaliyet yok. Burası turistik yer. Burada sosyal yaşantı sıfır… Anadolu’nun kırsal bölgelerinde pazar yeri dört dörtlük… Zengin memlekette, Türkiye’nin ekonomiye çok katkısı bulunan bir yerde ‘bu kadar da olmaz’ dedirten görüntü. İşkence tamamen, hayvana da yazık… Bizimki önemli değil ama hayvan konuşamıyor. Belediye hizmet versin. 1 lira istiyorsa 2 verelim, hizmet versin bize. 10 senedir geliyorum buraya. Her sene aynı sorun.” ifadelerini kullandı.
“MİLASLI ARICILARIN SORUNLARINI DİNLİYORUZ”
Pazar yerindeki yerel halkın göç edenlere karşı çok büyük bir önyargısı olduğunu belirten besici vatandaş, “Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hepimiz aynıyız. Milas’ın tarımda en büyük kazanç elde ettiği şey arıcılık… Bizim köyümüzde hiç gelmese bile 15 Milaslı arıcı gelir. Biz oturuyoruz, çayımızı içiyor, kahvaltı yapıyoruz. Sorunlarını dinliyoruz. Gidemediği yerlerde belediye, İlçe Tarım Müdürlüğü gibi kurumlar konusunda yardımcı oluyoruz. Ama Milas’ta hiç bunu göremiyoruz.” dedi.
“ESKİDEN ZENGİNDİM, ŞİMDİ FAKİRİM”
Durumdan hiç memnun olmadığını belirten besicilerden biri, ‘Satışlar nasıl?’ sorusuna “Eskiden zengindim, şimdi fakirim. 5 yıl oldu fakirleşeli. Çünkü hayvancılığa başladım.” dedi.
TUVALETİN ÜCRETSİZ OLMASINA ŞAŞIRDIK
Başka bir tepkili vatandaş ise, “2-3 gün buradayız. Siftah yapan yok. Ama kapıdan geçerken parayı ödemeden içeri girebilen yok. Parayı almalarına rağmen yeri bize yaptırıyorlar. Bizim yevmiyemizi de vermiyorlar. Yazıklar olsun. Bir tane besici ‘ben memnunum’ derse diyecek bir şeyim yoktur. Rezil bir durumdayız. Aslında buraya gelince birazcık şaşırdık. Baktık tuvaletten para almıyorlar. Çok ilginç dedik. Belki seneye ondan da para almaya başlarlar.” diyerek tepki gösterdi.
İLGİNÇ GÖRÜNTÜLER DE OLUŞUYOR
-Hayvanlarını Bağdamları Mahallesi’nde yetiştiren Erzurumlu Servet Şahin, hükümetin emekli promosyonlarına atıfta bulunarak ağılına yazdığı ‘İkramiyeyi getir, kuzuyu götür’, ifadeleri vatandaşın meraklı sorularına neden oluyor.
-Besiciler yüzlerce kilometre öteden gelince, yanlarında çocuklarını da getiriyor. Besicilerin yardımcıları arasında 7 yaşındaki Fatih de var, dr. öğretim üyesi de.
-Besicilerden bazıları da satış olmayınca kendisini uykuya veriyor.
-Sıcaklardan bunalan vatandaşlar, çareyi tuvaletten uzatılan hortumla yeri sulamakta buluyor.

 

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin